Ihre Browserversion ist veraltet. Wir empfehlen, Ihren Browser auf die neueste Version zu aktualisieren.

50 Yılında Almanya'ya Göç

alamanyabeyleri / 2009

Almanya'ya göçün 50.yılında, göçün gelişen süreci çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından kutlanıyor. Medyada göçe ait haberlere yer veriliyor.

 

50 yıldır nüfusumuz ile birlikte büyüyen sorunlarımız yeterince irdeleniyor mu?

Dördüncü kuşağın oluştuğu Almanya'da bizler buradaki sorunlarımıza eğilim göstermeyip hala elimizde bavul gözümüz merdivende Türkiye'ye dönmenin hayalleri ile yaşamaktayız. Oysa görünen o ki 50 yıldır burada olmamız bunun öyle olmadığının bir göstergesidir.

 Yaşadığımız toplumda her kuşağın kendine özgü sorunları vardır.

Bu sorunlarla baş edemeyen halkımız çoğu kez sorunu ile baş başa bırakılmıştır. Bu da yetmiyormuş gibi bazı konularda deşifre edilerek ( çifte vatandaşlık, bankalara döviz yatırımı gibi) Alman makamlarından maddi zararlara maruz kalmışlardır.

Atmışlı yılarda çoğunluğu kırsal bölgelerden gelen Babalarımız ve Annelerimiz arkalarında gözü yaşlı çocuklarını eşlerini yakınlarını bırakarak kültürünü dilini örf ve adetlerini bilmedikleri bir ülkeye gelerek bu zor şartlar altındapa ra kazanarak geri dönmeyi planlamışlardır. Çoğumuz biliriz kimisi bir traktör alıp dönecekti kimisi bir çift öküz alacaktı. Kimisi de biraz para biriktirip bir yatırım yapacaktı. Evdeki hesabın çarşıya uymazlığını çok yaşayanlar oldu. Taş taş üstünde kalmayan Faşist Hitler rejiminin bıraktığı virane ülkeye bizim gibi kendi kendini besleyecek yedi ülkeden biri olan Türkiye'den gelmemizde ayrı acı bir gerçek olsa gerek.

Gelişen süreç içerisinde Almanya'daki Türklere bakış açısı zaman içerisinde değişime uğramıştır. Bu değişim ayni süreç içerisinde Türkiye'de de Almancalara karşı değişime uğramıştır.

 Almanya'da yabancı Türkiye'de Almancı terimleri ile.

Almanya'da yasayan ilk kuşağın dil ve uyum sorunu günümüzde hala değişmemiştir.

 İkinci kuşak ise iki kesimi ile ele almak gerekir Türkiye'den gelenler aile bileşimi ile. Almanyada doğup büyüyenler. Anne ve Babalarının ister Dil sorunları olsun isterse kendilerinin eğitim sorunlarının olması çocuklarına yeterince destek verememeleri. Çocuklarının eğitimde kendi geleceklerini kendileri ile baş başa bırakmıştır.

 Üçüncü kuşak bu yönü ile şanslıdır, onlar hem Dil konusunda hem de kültürel konuda artık her iki dili ve kültürü tanımaktadır.

Dördüncü kuşak ise Alman ve Türk Dilini ve Kültürünü daha iyi tanıyacaktır maalesef ayırt edemeyecektir?

Almanya'ya Göçün 50.Yılında, bulundukları tüm alanlarda üstün başarılar ve daha güzel yarınlar yasayabilmek için tüm gurbetçi dostlarımızı.

Saygı ve sevgi ile selamlıyoruz.

 alamanyabeyleri 

 

MENDİLİMDE KAN SESLERİ

''Çocuklar, kadınlar, erkekler
Trenler tıklım tıklım
Trenler cepheye giden trenler gibi
İşçiler
Almanya yolcusu işçiler
Kadınlar
Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi Ellerinde bavullar, fileler
Kolonyalar, su şişeleri, paketler
Onlar ki, hepsi
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler Ah güzel Ahmet Abim benim
Gördün mü bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil

Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün

O kadar çabuk O kadar kısa
İşte o kadar.''
Edip Cansever